Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

Fıkıh Köşesi | Soru ve Cevap Detayı

Tarih   : 14.07.2011 11:31:54
Yazan  : Erol ŞEN
Soru No : 994

Soru   : Teyemmüm Hakkında Bilgi Verirmisiniz?

Cevap Tarihi : 14.07.2011 11:43:20
Cevap :

38 - soru: “lügat’te” ve “şer’î ıstılahta” teyemmüm ne demektir?



38- cevap: teyemmüm lügat’te; kastetmek ve istemek demektir.
şer’î ıstılahta ise; toprak ve yeryüzü cinsinden olan (toprak nevilerini),
hususi bir surette, (küçük ve büyük) abdestsizliğin giderilmesi için tahâret
(temizlik) niyetiyle kullanmaktır. bu hususta ki dayanak allah teâlâ’nın; “su
bulamazsanız o halde temiz bir toprak ile teyemmüm ediniz, ondan yüzlerinize ve
ellerinize meshediniz[1]”
kavlidir.



 39 - soru: (küçük veya büyük) abdesti olmayan kimseye teyemmüm
etmek ne zaman caiz olur?



39- cevap: abdestsiz kimse, yolcu veya şehir dışında olup ta su
bulamaz ve kendisi ile su arasında da bir mil[2]
veya daha fazla mesafe var ise abdestsizliğin giderilmesi için teyemmüm eder.



 40 - soru: su var olup, (abdestsiz kimse) hasta ise teyemmüm
etmesi caiz olur mu?



40- cevap: evet (caizdir). eğer hasta kimse, suyu kullandığı
takdirde hastalığının artacağından korkarsa veya cünüp kimse, soğuk su ile
yıkandığı takdirde soğuktan öleceğinden veya hasta olacağından korkarsa ve suyu
ısıtacak da bir şey bulamazsa teyemmüm eder[3].
 

 41
- soru:
teyemmüm
nasıl yapılır?



41- cevap: İlkönce,  küçük
veya büyük -hangisi mevcut ise- abdestsizliğin giderilmesine veya namaz kılmayı
mübah kılmaya niyet eder. sonra, iki elini toprağa vurur ve elinin değmediği
bir kıl kadar yer kalmayacak şekilde kapsayarak (elleriyle) yüzünü mesheder.
sonra ellerini tekrar toprağa vurur ve sol eliyle sağ elini parmak uçlarından
dirsek bitimine kadar mesheder. sonra aynı şekilde sağ eliyle sol kolunu
(parmak) uçlarından dirseklere kadar kapsayacak şekilde mesheder.



 42
- soru:
(yukarıda
zikredilen) bu teyemmüm şekli büyük abdestsizlik için midir? yoksa küçük
abdestsizlik için midir?



42- cevap: az önce zikrettiğimiz bu
teyemmüm şeklinde, küçük abesti olmayan da büyük abdesti olmayan da eşit olup,
ikisinin arasında teyemmümleri (yapış şekillerinde) bir fark bulunmamaktadır.



 43 - soru: ne ile teyemmüm yapılır?



43- cevap: ebû hanife ve muhammed
(rh.aleyhima)’ya göre; temiz toprak ve yer cinsinden olan kum, kireç, alçı,
sürme ve kaygan olup da üzerinde toz bile olmasa taş gibi her türlü nesne ile
teyemmüm yapmak caizdir. bütün bu nesnelerde koşulan şart ise temiz
olmalarıdır.



ebû yusuf
(rh.a) ise; “temiz olmaları şartı ile ancak toprak ve kum  ile teyemmüm yapmak caizdir” demiştir.



 44 - soru: bir ev yıkılıp da (toz
kalksa) veya rüzgâr (esip de) toz kaldırsa ve (bu toz da teyemmüm almak isteyen
kişinin) yüzüne ve ellerine ulaşsa, (böylece o kişi) teyemmüm yapmış ve bununla
da namaz kılması caiz olmuş olur mu? 



44-
cevap:
bu durumda teyemmüm yapmış sayılmaz ve bununla istenilen
temizlik hâsıl olmaz. çünkü teyemmüm de niyet farzdır.



lakin (bir
kimse), suya dalsa ve gusle niyet etmese (bile) gusül etmiş olur. aynı şekilde
yağmur, (bir kimsenin) abdest azalarının tamamına isabet edip (azaların)
üzerine aksa ve elini de başının üzerine değdirse, niyet etmese bile (böylece)
abdest almış olur. çünkü niyet ne gusülde, ne de abdestte farz olmayıp bilakis
sünnettir.



45 - soru: teyemmüm (eden kimsenin) bu
(teyemmüm ile) nafile namaz kılması caiz olur mu?



45- cevap:
(kişinin)
teyemmüm ile farzlardan ve nafilelerden dilediği kadar namaz kılması caiz
olur.  (aynı şekilde) cünüp (kimseye)
guslettikten sonra, (abdestsiz kimseye de) abdest aldıktan sonra yapması caiz
olan her şey, (teyemmüm etmiş kişiye de caizdir). yıkanmak veya abdest ile
hâsıl olan tahâret (temizlik) ile teyemmüm ile hâsıl olan tahâret (temizlik)
arasında hiç bir fark yoktur. (böylelikle) teyemmüm (etmiş kişiye) kur’an’a
dokunmak, mescide girmek, kur’an okumak ve kâbe’yi tavaf etmek caiz olmuş olur.




 46 - soru: (kişi) sağlıklı ve mukim (olsa bile) bazı hallerde
(bu kimsenin) teyemmüm etmesi caiz olur mu?



46- cevap: su bulunduğu ve suyu kullanmaya da gücü yettiği halde
sağlıklı ve mukim olan kimsenin teyemmüm etmesi (bazı hallerde) caiz olur,
(şöyle ki); (bu kimse) bir cenaze de hazır bulunur ve (bu cenazenin) veli’si de
(kendisinden) başkası olup, abdest almakla uğraşırsa cenaze namazının
geçeceğinden korkarsa, (bu kimsenin) teyemmüm edip cenaze namazını kılması caiz
olur.



 



47 - soru: şayet (yukarıda ki) durum, abdestsiz olduğu halde
bayram (namazında) hazır bulunan kimsenin başına gelirse (ne yapar)?



47- cevap: aynı şekilde (bir kimse),
bayram (namazında) hazır bulunur ve abdest alma ile uğraşırsa bayram namazının
geçeceğinden korkarsa, teyemmüm eder ve imamla birlikte bayram namazını kılar.



 



48 - soru: bir kimse, cuma (namazında) hazır bulunur,
abdesti olmaz ve abdest alma ile uğraşırsa cuma namazının geçeceğinden korkarsa
teyemmüm etmesi caiz olur mu?





 



48- cevap: teyemmüm etmesi caiz olmayıp,
abdest alması gerekir ve eğer cuma (namazı için) imama yetişirse onunla
birlikte kılar, (eğer yetişemez ise) dört rekât öğle (namazını) kılar.



 



49 - soru:  şayet (kişi), abdest alırsa, vakit çıkıp namaz geçecek kadar
zaman daralmışsa, şöyle ki; (kişi) güneş doğmadan az önce uyanıp da, zaman, hem
abdest almaya hem de namaz kılmaya ikisine birden yetmeyecek ise teyemmüm
etmesi caiz olur mu?



49- cevap: teyemmüm etmesi caiz
olmayıp, (abdestsiz ise) abdest alması, 
cünüp ise gusletmesi gerekir. güneş doğup bir mızrak boyu yükseldikten
sonra da kaza olarak namazını kılar. çünkü vaktin dar olması teyemmüm etmek
için bir özür değildir.



 



50 - soru: su bulamayıp da, (suyu, namaz) vaktinin
sonunda bulacağını ümit eden kimsenin namazı ertelemesi vacip midir?



50- cevap: böyle yapması (o kimseye) vacip değildir, bilakis  (bu) kişinin namazı vaktin sonuna ertelemesi
müstehaptır. eğer su bulursa abdest alır, (bulamaz ise) teyemmüm eder ve namazı
kılar.



 



51 - soru:  kendi eliyle veya kendisinin
emriyle başkasının koyduğu suyu, yükünde unutan yolcu teyemmüm edip namaz
kılsa, sonra henüz (namaz) vakti çıkmadan da suyu hatırlasa namazını iade eder
mi?



51- cevap: ebû hanife ve muhammed (rh.aleyhima)’ya göre (namazı)
iade etmesi gerekmez. ebû yusuf (rh.a) ise; “bu surette namazı iade etmesi
gerekir” demiştir.



 



52
- soru:
  bir kimse yolculuk
halinde olur ve yanında da su yok ise, su bulmak için araştırma yapması gerekir
mi?



52- cevap: eğer yakınında (bir yerde) su bulunduğu zannı galebe
çalmaz ise su (olup olmadığını) araştırması gerekmez. şayet orada (yakında bir
yerde) su bulunduğu zannı galebe çalar ise su (bulunup bulunmadığını) araştırmadan
teyemmüm etmesi caiz olmaz.



 



 53 - soru:  şayet arkadaşında su var ise teyemmüm etmeden
önce ondan su istemesi (gerekir mi)?



53- cevap: evet (arkadaşından) suyu
ister. eğer suyu ona ücretsiz veya insanların aldanıp (düşebileceği kadar) bir
ücret karşılığında verirse, (o su ile) abdest alır, şayet vermez ise teyemmüm
edip namaz kılar[4].



 



54 - soru: 
teyemmümü neler bozar?



54- cevap: abdeste bedel olarak (onun yerine) teyemmüm etmiş ise,
abdesti bozan her şey teyemmümü de bozar. cünübün teyemmümünü (ise) guslü
gerektiren şeyler bozar. aynı şekilde her iki surette de, su bulma ve suyu
kullanmaya gücü yetme durumda (yine) teyemmüm bozulur.



 













[1]  mâide, 5/6







[2]  bir kara mili: 1.609,344 metredir. bir deniz
mili: 1.852,2 metredir.







[3]
 “el-bahru’r-râik” isimli eserde
şöyle denilmiştir demiştir: ebû hanife’ye göre cünüp kimsenin teyemmüm
edebilmesinin caizliği,  (bu kişinin),
suyu ısıtmaya gücü yetmemesi, şehirde hamam ücreti (verememesi), ısınacak bir
elbise bulamaması ve sığınacağı bir yer olmaması halindedir. bu husus, “el-bedai”
ve “kadı han’ın el-camiu’s-sağir” isimli eserinde de ifade
edilmiştir. o halde işin aslı şudur ki; ne zaman ki herhangi bir yolla
yıkanmaya gücü yeter, o takdirde ona teyemmüm etmesi caiz olmaz.



 







[4]
“el-İnâye” sahibi şöyle demiştir: bu (mesele) üç vecih üzeredir.
1-bulundukları yere en yakın mesafede, suyun kıymetli olduğu yerlerden bir
yerdeki mislî kıymetine göre (arkadaşının suyu) ona vermesi



2-
(arkadaşının suyu ona) az bir aldatma (haksızlık ve insafsızlıkla
pahalı vermesi)



3-
(arkadaşının suyu ona) fahiş bir aldatma (haksızlık ve insafsızlıkla
pahalı vermesi)



birinci ve
ikinci durumda teyemmüm etmesi caiz olmaz. üçüncü durumda ise zarar vaki
olacağından dolayı teyemmüm etmesi caiz olur.



“ğabn-i
fahiş” yani fahiş aldatma’nın açıklaması hususunda da ihtilaf edildi. “en-nevâdir”
isimli eserde “fahiş aldatma”, ücretin iki katına çıkarılması
(denildi). bazıları ise (“fahiş aldatma”), değer takdir edici bilirkişilerin
takdir kapsamına girmeyen (fiyattır) demişlerdir.



 










Fıkıh Soruları Ana Sayfası
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 268 Toplam : 1922553                   Moderatör : Erol ŞEN |