Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

Fıkıh Köşesi | Soru ve Cevap Detayı

Tarih   : 14.06.2011 21:57:57
Yazan  : Erol ŞEN
Soru No : 988

Soru   : Kuyuların Temizliği hakında Bilgi Verirmisiniz?

Cevap Tarihi : 14.06.2011 22:04:01
Cevap :

27- soru: kuyu
suyunun temiz olduğunu zikrettiniz. fakat içine necaset düşmesi mümkündür. bu
durumda onu temizlemenin yolu nedir?



27- cevap:



1- kuyuya necaset düşse veya içinde
insan, köpek, davar ve irilikte (bunların) emsali (canlılar) ölse, (kuyudaki)
bütün su çekilir ve böylelikte temizlenmiş olur.



2-  İçinde
güvercin, tavuk, kedi ve emsalleri 
(canlılar) ölürse, (kuyudan) kırk kova (su) çekilmesi vacip, altmış kova
çekilmesi ise müstehaptır.



3- İçinde fare, serçe ve emsalleri (canlılar) ölürse, (kuyudan) yirmi
kova (su) çekilmesi vacip, otuz kova çekilmesi
ise müstehaptır.



4- (yukarıda
anlatılan) bu durum, ölü olan hayvan şişmediği ve dağılmadığı zaman (geçerlidir).
şayet şişer veya dağılırsa, hayvan ister küçük olsun ister büyük olsun
(kuyudaki) bütün su çekilir.



 



28- soru: kuyudan
suyu çıkarmada hangi kova itibara alınır?



28- cevap: bu hususta itibara alınan (ölçü), kuyularda
kullanılan orta (büyüklükte ki bir) kovadır.



 29- soru: şayet
(kuyunun suyunun boşaltıldığı) kova büyük ise, o takdirde nasıl hesaplanır?



29- cevap: böyle
bir durumda kovanın büyüklüğüne bakılır. (mesela bu kova), orta (büyüklükteki
bir kovanın ölçüsüyle) on kova (suyu) içine alacak (büyüklükte) ve (kuyuda da)
fare ve benzeri bir (hayvan) ölmüş ise o zaman iki veya üç kova (su) çekilmesi
yeterli olur. aynı şekilde güvercin ve benzeri (bir hayvan) öldüğü zaman
(çekilecek) kırk kova da böyle hesaplanır.



bir fayda: (kuyuda
ki) bütün suyun çekilmesinden murad; kovanın yarısını dahi dolduramayacak kadar
suyun (kesilip) bitmesidir.



 30- soru: şayet kuyunun suyu kaynar
(bir su) ise ve kovalarla çekildikçe suyu bitmeyip alttan (kaynayıp)
çoğalıyorsa, bu durumda o kuyu nasıl temizlenir?



30- cevap: kuyuda
bulunan su, takdir (ve tahmin edilerek bu miktar) çekildiği zaman (kuyu) temiz
olmuş olur. bu hususta adaletli ve su mevzuunda bilirkişi olan iki adamın sözü
alınıp (ona göre amel edilir).



ebû
hanife’nin ashabından muhammed b. hasan (rh.aleyhima)‘dan rivayet edildiğine
göre ise; (böyle bir durumda) iki yüz kova ile üç yüz kova kadar su çekilir[1].



bir fayda: kuyudaki suyun bazı hallerde
hepsi, bazı suretlerde de bir kısmı çekilerek (kuyunun) temizliğine hükmedilir
ise, bu (hüküm ile) kova, ip, suyu çeken kişinin eli, kuyunun duvarı ve toprağı
da temiz olmuş olur ve bunlardan herhangi birini (ayrıca) yıkamak gerekmez.



bir fayda: kuyudan suyun çekilmeye
(başlanmasına) itibar, (kuyudaki) necasetin çıkarılmasından sonradır. (kuyuda)
necaset duruyorken içindeki bütün (su çıkarılsa da) yine de (kuyu) temiz olmuş
olmaz.





31- soru: şayet kuyuda ölü bir fare
bulunmuş, (kuyuya) ne zaman düştüğü de bilinmiyor ve bununla beraber namaz
kılanlar o (kuyunun) suyu ile abdest almış, elbiselerini, kaplarını ve diğer
şeylerini yıkamış iseler, bu durumda onların (ne yapması) gerekir?



31- cevap: eğer (ölmüş olan) bu fare dağılmamış ve
şişmemiş ise, (bu kuyunun suyu ile abdest alıp namaz kılan) kimseler bir gün-
bir gecelik namazlarını iade ederler ve (bu kuyunun) suyunun değdiği her şeyi
de yıkarlar. eğer (ölmüş olan bu fare) şişmiş ve dağılmış ise, ebû hanife
(rh.a)’in görüşüne göre, üç gün-üç gecelik namazlarını iade ederler. ebû yusuf
ve muhammed (rh. aleyhima)’ya göre ise     ,
(farenin) ne zaman düştüğünü anlayana kadar üzerlerine bir şeyin iadesi
gerekmez. (ebû yusuf ve muhammed’in) görüşü daha kolay, ebû hanife (rh.a)’in
görüşü ise daha ihtiyatlıdır.


[1] “ed-dürrü’l
muhtâr”
da şöyle denilmiştir: (İmam)
muhammed’den rivayet edilen bu (görüş) daha kolay, adaletli olan iki adamın
sözünün alınması (görüşü) ise daha ihtiyatlıdır. İbn-i âbidîn ise (devamla)
şöyle demiştir: metinde geçen; “adaletli olan iki adamın sözünün alınması
(görüşü)”, ihtilaftan kurtulmak ve (bizlere nakledilen) nas’lara muvafakatı
sebebiyle daha ihtiyatlıdır.


“el-hidâye”
sahibi ise kaynar (suyu olan) kuyudaki suyun miktarını bilme hususunda ebû
yusuf (rh.a)’ten iki yol zikretmiştir. 1- (kuyudaki) suyun eni, boyu ve
derinliği kadar bir çukur kazılır, (sonra kuyudaki) su çekilir ve o çukura
doldurulur. (çukur) dolunca da kuyunun temizliğine hükmedilir. 2- kuyuya kuru
bir sopa veya ip gibi (bir şey) salınır, suyun ulaştığı nokta işaretlenir ve
(kuyudan) mesela yirmi kova çekilir. sonra (tekrar) sopa (kuyuya) salınır ve
suyun ne kadar eksildiğine bakılır. (sopanın üzerinde belirlenen bu iki işaret
arasındaki) her mesafe için yirmi kova çekilir ve sonra her defasında (sopanın
tamamı bitinceye kadar) böyle (hesaplanıp yapılır).










Fıkıh Soruları Ana Sayfası
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 268 Toplam : 1922553                   Moderatör : Erol ŞEN |