Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

Fıkıh Köşesi | Soru ve Cevap Detayı

Tarih   : 19.03.2009 21:15:54
Yazan  : gizem telli
Soru No : 493

Soru   :
dövme nedir? nasıl yapılır? dövme yapmanın veya yaptırmanın hükmü nedir? dövme yapma veya yaptırma ne zaman caiz olur? dövme ile abdest veya gusül caiz olur mu? dövmeyi gidermek lazım mıdır? dövme yaparak elde edilen kazanç helal midir? konuyla ilgili âyet veya hadis var mıdır?

Cevap Tarihi : 22.10.2007 13:23:29
Cevap :
Dövme nedir? Nasıl yapılır?

Dövme, vücudun belli yerlerine kalıcı şekilde işlenen nakışlara denir. Dövme yapmak için önce deriye iğne gibi sivri aletlerle kan akıtacak kadar batırılır, sonra deri altında meydana getirilen boşluğa mürekkep, kına, çivit, sürme vs. basılır. Deri altında bunlar kuruyunca bir daha çıkmayacak renkli şekiller bırakır.

Dövme, yukarıda anlatılan şekilde veya domuz yahut balık ödü, is karası, susam yağı, boya, kara barut, çin mürekkebi gibi şeylerle de yapılır. Büyük boyda dikiş iğneleri yan yana dizilerek bir deste halinde bağlanır. İstenilen resim ve şekil çizilir, sonra bu iğne destesi o şekil üzerine bastırılarak zımbalanır. Bu yaranın üstüne renk verici madde sürülüp bezle sarılır. Dövme iğnelerinin acısı bittikten sonra yaranın acısı başlar. İğnelenen yer şişer, iltihap yapar, tıpkı normal bir yara gibi işler ve kabuk bağlar.
Dövme câhiliye Arapları arasında ve hassaten kadınlar arasında yaygın bir âdet idi.

Dövme yapmanın veya yaptırmanın hükmü nedir?

İslâm’da süslenme, göz değmesi vs. maksatlarla dövme yapmak veya yaptırmak kadına da erkeğe de haramdır. Rasûlullah (s.a.v)’in diliyle lânetlenmiş bir harekettir. Günahı büyüktür.

Dinimiz insanın yaratılışından gelen fıtratı değiştirmeyi hedef alan müdahaleleri ve tasarrufları yasaklamıştır. Dövme de insanın tabii yaratılışını bozan bir müdahaledir. Dövme yaptırmak Allah’ın yarattığı fıtratı beğenmeyip değiştirmek manasını taşımaktadır. Estetik cerrahiler ve fıtratı değiştirmeye yönelik müdahaleler de yaratılışı bozmak olduğundan - tedavi amaçlı olmadığı sürece- haramdır.

Dövme yapma veya yaptırma ne zaman caiz olur?

Dövme yapma veya yaptırma, hastalıktan dolayı tedavi gayesiyle olursa caizdir.

Dövme ile abdest veya gusül caiz olur mu? Dövmeyi gidermek lazım mıdır?

Dövme yapılan yerde akan kan hapsolmuş ve kurumuştur, bu nedenle kanın biriktiği o bölge pistir ve temizlenmesi gerekir. Ancak dövme giderilirken yapılacak temizlik, telefe, helâke sebep olacağından veya uzvun zarara uğrayacağından korkulursa (buradaki zararın ölçüsü teyemmüm yapmayı mubah kılacak bir durumun oluşması hali)nde, dövmenin kalması caizdir.
Dövmenin günahından kurtulmak için tevbe kâfidir. Bu meselede kadın ve erkeğin hükmü aynıdır. Bu durum büluğdan sonra yapılan dövmeler için gereklidir. Büluğdan önce yapılan dövmelerin giderilmesi gerekmez, ama giderilirse daha güzeldir.

Dövme yapmış bir kişi, ilkönce dövmeyi gidermesi gerekir, eğer dövmeyi gidermesi mümkün olmuyorsa, abdest veya gusül abdesti alması anında suyu derinin üzerinden akıtmasıyla ıslanma şartı yerine geleceğinden, abdest ve guslü sahih olur. Çünkü dövme, derinin üzerini kaplayıp örten bir madde olmayıp, deri altına yerleştiğinden dolayı abdest veya gusül için bir engel teşkil etmez. Böyle bir kişinin de imamlık yapması mekruh değildir.

Dövme yaparak elde edilen kazanç helal midir?

Dövme yapma ve yaptırma haram olunca ondan elde edilen kazanç da haram olur.

(İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, Vehbe Zuhayli, c.1 s.123; İslâm Fıkhı, Abdurrahman Cezîrî, c.1 s.32.33.35; Mülteka, c.4 s.115; Nimet-i İslâm, s.165; İbn-i Âbidîn, Reddü-l Muhtâr, c.5)

Konuyla ilgili âyet:

Dövmenin tarifinden de anlaşıldığı üzere; dövme yaparak insan, vücuduna kalıcı olacak değişim yapmaya kalkışmaktadır. Hilkatin değiştirilmesinin yasak oluşu ise Kur’ân’da şu âyetle açıklanmıştır: “Allah onu (şeytanı) lânetlemiş; o da: ‘Yemin ederim ki, kullarından belli bir pay edineceğim’ demiştir. ‘Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler’ (dedi). Kim Allah’ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.” (en-Nisâ, 4/118,119)

Konu ile ilgili hadisler:

1- Ab¬dullah b. Mesud (r.a) Rasûlullah (s.a.v)’den şu hadisi rivayet etmiştir: “Allah dövme yapan ve yaptıran kadınlara, yüz yolan ve yolduranlara, güzellik için diş törpülettirenlere, Allah''ın yarattığı şekli değiştirenlere lânet etmiştir.” Bu söz Benî Esed kabilesinden Ümmü Yakup denilen bir kadının kulağına varır. Ümmü Yakup, Kur''ân’ı okuyan ve bilen bir kadındı. Hemen Ab¬dullah b. Mesud (r.a)’a gelerek:

“Ne o senden kulağıma gelen söz! Sen dövme yapanlara ve yaptı¬ranlara, yüzden kıl yolduranlara, güzellik için diş törpületenlere Allah''ın yarattığı şeklî değiştirenlere lanet okumuşsun!” dedi. Abdullah da:

“Rasûlullah (s.a.v)’in lânet ettiklerine ben neden lanet etmeyecekmişim. Hem bu Allah''ın Kitabı’nda vardır.” cevabını verdi. Kadın:

“Yemin olsun ben Mushaf’ın iki kabuğu arasındakileri okudum. Ama bunu bulamadım.” dedi. Ab¬dullah b. Mesud (r.a):

“Gerçekten onu okudun ise mutlaka bulmuşsundur. Allah (c.c); ‘Size Rasul ne getirdiyse onu alın, sizi neden nehyetti ise hemen vaz¬geçin.’ (el-Haşr, 59/7) buyurmuştur.” dedi. Bunun üzerine kadın:

“Gerçekten ben şimdi senin hanımının üzerinde bundan bir şey görüyorum.” dedi. Abdullah b. Mesud (r.a):

“Git de bak” dedi. Arkacığından kadın Abdullah''ın hanımının yanı¬na girdi. Fakat bir şey göremedi. Ve Ab¬dullah b. Mesud (r.a)’ın yanına gelerek:
“Bir şey görmedim” dedi. Ab¬dullah b. Mesud (r.a):

“Bana bak, bu olsaydı biz onunla bir arada olamazdık.” cevabını verdi. (Müslim, h.no:2125)

2- Ebû Hureyre (r.a)’dan rivayette Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“İğreti saç takana da, taktırana da, bedene dövme yapana da, yaptırana da Allah lânet etsin.” (Buhârî, Libas)

3- Ebû Cuheyfe (r.a)’dan rivayette; “Rasûlullah (s.a.v) kan mukabilinde alınan semenden (kan alıp satmaktan veya hacamat yapana verilen ücret), köpek semeninden, fuhuş kazancından men etti. Dövme yapanı, dövme yaptıranı, faiz yiyeni, faiz yedireni ve musavvirleri lanetledi.” (Buhârî, Büyû)

4- Hz. Ali (r.a) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v.) faizi yiyeni, yedireni, faiz akdini yazanı, sadakaya (zekâta) mani olanı, dövme yapanı, dövme yaptıranı (hastalık sebebiyle olan hariç), hulle yapanı, hulle yaptıranı lanetledi.” (Nesâî, Zinet)

5- Ebû Hureyre (r.a)’dan, Rasûlullah (s.a.v)''ın; “Göz değmesi haktır” dediği rivayet edilmiştir. Diğer rivayetlerde: “Dövme yapmayı da yasakladı” ziyadesi vardır. (Buhârî, Tıbb)

İbn-i Hacer, Buhârî''nin bunu niçin beraber zikretmiş olabileceği hususunda der ki: “Bu iki cümle arasında, bir ilgiyi keşfettim. Şöyle ki: ‘(Dövme âdetinin yaygın olduğu muhitlerde) kişiyi dövme yaptırmaya sevk eden amillerden biri de, sıfatında yapacağı değişiklikle göz değmesini önlemek gayesidir.”
Rasûlullah (s.a.v) göz değmesini teyit etmekle birlikte dövme yapmayı yasaklamaktadır. Öyleyse göz değmesine karşı, dövme yapma vs. gibi sünnette yer verilmeyen tedbirlerin hem hiçbir faydası yoktur, hem de dinde yeri yoktur.

6- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Allah Teâlâ dövme yapan ve yaptırana kaşlarını incelten ve güzellik için dişlerini törpüleyip Allah''ın yarattığı şekli değiştiren kadınlara lânet etmiştir.” (İbn-i Hacer el-Heytemî, ez-Zevacir)



Fıkıh Soruları Ana Sayfası
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 266 Toplam : 1922551                   Moderatör : Erol ŞEN |