Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

Fıkıh Köşesi | Soru ve Cevap Detayı

Tarih   : 19.03.2009 21:43:42
Yazan  : nagihan guneş
Soru No : 49

Soru   :
kişi, evlenmek istediği kıza bakabilir mi, bakabilirse nerelerine bakar? evleneceği kızla konuşabilir mi? nişanlılık devresinde, yüz yüze veya telefon vs. ile konuşmak, yine bu devrede gezmek, birbirine dokunmak doğru mudur? nişanlılık döneminde konuşup görüşmeler haram olmasın diye dinî nikâh yaptırmak caiz midir? dinî nikâh ne zaman yapılır? bu durumda kendisinden nikâh kıyması istenilen kişi nasıl davranmalıdır?

Cevap Tarihi : 14.12.2006
Cevap :
Evlenmek istenilen kıza bakmak:

Ebû Humeyd (r.a)’dan rivayetle Rasûlullah (s.a.v): “Biriniz (evlenmek niyetiyle) kadın isteyeceği zaman ona bakmasında bir vebal yoktur, yeter ki ona istemek maksadıyla baksın, bunu baktığı kadın bilmese de hüküm değişmez.” buyurmuştur. (Neylü’l-Evtâr, c.6)

Muğîre b. Şu’be (r.a) şöyle anlatır: Ben bir kadına talip olmuştum. Rasûlullah (s.a.v); “Onu gördün mü?“ dedi. Ben: “Hayır!” deyince, bana; “Git bak, onu önceden görmen aranızdaki sevginin devamını sağlar.“ buyurdu. (Neylü’l-Evtâr, c.6; Sübülü’s-Selâm, c.3)

Bu ve benzeri hadîs-i şeriflerden şu hükümler çıkarılmıştır:

• Evlenmek niyetiyle, kadının yüzüne, ellerine ve ayaklarına bakmak caizdir.

• Evlenme niyetiyle bakarken, kızın rızası veya haberi olmasına da (fitneye sebebiyet vermemek şartıyla) gerek yoktur.

• Eğer erkeğin kadını görme imkânı yoksa erkeğin yerine karar verebilecek, güvenilir bir kadın da kıza bakabilir.

• Kişinin, evlenmek istediği kızla, (nişandan önce) görüşüp-tanışma sırasında, yanlarında kız tarafından bir mahrem varken konuşması caizdir. Ancak mahremsiz olarak konuşmaları, buluşmaları veya gezip-dolaşmaları haramdır.

Nişanlıların konuşmaları, gezmeleri, birbirlerine dokunmaları:


Nişanlılık dönemi, her iki tarafın birbirlerinin, ahlâk, mizaç ve eğilimlerini inceleyip, tanımalarını sağlar. Ancak bu tanışma şer’î ölçüler dâhilinde olmalıdır.

• Nişan, evlilik vaadidir. Nişan bir nikâh akdi değil, nikâh ahdidir. Bu sebeple taraflar arasındaki mahremiyetliği kaldırmaz.

• Yanlarında mahrem olmadan nişanlıların baş başa kalmaları haramdır.

• Yanlarında mahrem varken nişanlılar görüşüp konuşabilirler.

• Nişanlıların, yanlarında mahrem olmadan, gezip dolaşmaları, düğün için olsa dahi alışveriş yapmaları, halka açık yerlerde olsa bile haramdır.

• Nişanlıların birbirlerine dokunmaları, el-ele tutuşmaları vb. fiillerde bulunmaları da haramdır. Çünkü ortada helalliği sağlayan akit bulunmamaktadır.

• Nişanlıların, telefon vb. iletişim araçlarıyla görüşmeleri, edep sınırları dâhilinde, aşırıya kaçmadan ve fitneye sebebiyet vermeden olursa caizdir.

• Ayrıca dikkat edilmelidir ki; taraflar arasındaki nişan, önemli bir sorun olmadığı müddetçe bozulmamalıdır. Çünkü nişan ahittir, verilmiş sözdür. Kur’ân-ı Kerim ise verilen sözlerin yerine getirilmesini emretmektedir.

Bu sayılan hususlar, her iki tarafın olmakla beraber, hassaten nişanlı kadının, nişan bozulması halinde, namusuna halel gelmemesi için elzemdir.

Nişanlılık döneminde dinî nikâh yapmak:

• Nişanlılık döneminde tarafların yapmaları caiz olan fiiller, her iki tarafın birbirlerini tanımaları ve arada ülfetin oluşması için yeterlidir.

• Nişanlıların, konuşup görüşmeleri, gezmeleri gibi fiiller haram olmasın diye dinî nikâh yaptırılmaktadır. Bu ise kesinlikle yanlış bir davranıştır. Çünkü bu fiiller, nişanlılık döneminde maksat hâsıl olması için meşru dairede zaten caizdir. Belirtilen ölçüleri aşmak ise aşırılık olup nefse uymak demektir.

• Dinî nikâh yapılıp nişanlıların, “Nasıl olsa birbirimize helal olduk!“ diyerek icra ettikleri fiillerden sonra ve resmî nikâh olmadan önce, bir ayrılık meydana geldiğinde ortaya çıkacak facia, lekelenen namus ve şeref, aileler arasında kan davasına varacak derecedeki husumet, bu işin yanlışlığını anlatmada yeterlidir.

• Dinî nikâh yaparak istedikleri gibi gezip dolaşan kişiler, nikâhlarını halka ilan etmedikleri için kendilerini gören insanlar tarafından -haklı olarak- töhmet altında bırakılacaklardır. Bu ise hem nikâhta önemli bir şart olan “nikâhı ilan“ şartını ihlal, hem de hadislerde emredilen “töhmet altında bırakacak şeylerden sakınma“ kaidesine ters düşmektedir.

• Düğün gününde gelin ve damadın beraber hareket etme zorunluluğu olduğundan, burada bir harama düşmemek için, dinî nikâhın bundan önce yapılması lazımdır. Dinî nikâhtan önce resmî nikâh yapılabilir, hatta yapılması -haramdan ve fitneden içtinap için- daha evladır.

• Dinî nikâhı kıyan din görevlilerinin, kendilerine bu hususta müracaat eden gençlerin durumlarına iyice muttali olup, yukarıda anlatılan şekilde hareket etmeleri büyük önem arz etmektedir. Hatta evlenecek kişilerin, resmî nikâhları olmadan dinî nikâhlarını kıymamaları en tedbirli yoldur. Çünkü böyle davranmak fitnenin önünü kesmek açısından elzem ve ayrıca da bir vebal teşkil etmektedir.



Fıkıh Soruları Ana Sayfası
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 54 Toplam : 1947195                   Moderatör : Erol ŞEN |