Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

Fıkıh Köşesi | Soru ve Cevap Detayı

Tarih   : 06.10.2013 12:31:46
Yazan  : Erol ŞEN
Soru No : 1088

Soru   : Sünnetin tarifi nedir? Sünnet kaç kısımdır? Sünnet-i Hüdâ’yı terk etmenin hükmü nedir? Sünnet-i Zevâid’i terk etmenin hükmü nedir? “Sünnet-i Zevâid âdetler kabilindendir” sözünün manası nedir? Sünneti terk etmekten murad nedir? Sünnet-i Müekkede ve Sünnet-i Gayr-i Müekkede ne demektir?

Cevap Tarihi : 06.10.2013 14:04:21
Cevap : sünnet: sünnet, nebî (s.a.v)’in veya o’ndan sonra gelen hulefâ-i râşidîn’nin devam buyurdukları fiillerdir.
sünnetin hükmü: (genel olarak sünnetin hükmü), fiilinden dolayı ecir ve sevap verilmek, terkinden dolayı zem/levm olunmaktır.

sünnetin kısımları: sünnet iki kısımdır.
1- sünnet-i hüdâ
2- sünnet-i zevâid
sünnet-i hüdâ’yı terk etmenin hükmü: sünnet-i hüdâ’yı terk etmek isâet ve keraheti icap eder. (sünnet-i hüdâ, vacibe yakın sünnet-i müekkede’lerdir. bunları terk edenler dalalete nisbet edilirler. çünkü sünnet-i hüdâ’yı terk etmek din ile alay/tahkir/tahfif etmek sayılır.) cemaat, ezan, kamet getirmek ve benzerleri bu nevidendir.
sünnet-i zevâid’i terk etmenin hükmü: sünnet-i zevâid’i terk etmek isâet ve keraheti icap etmez. nebî (s.a.v)’in giyiminde, kalkmasında ve oturmasında takip buyurduğu hal ve hareket tarzı bu nevidendir.
nafile ile sünnet-i zevâid hüküm itibariyle aynıdır. zira ne nafileyi ne de sünnet-i zevâid’i terk etmek mekruh değildir. aralarındaki fark, “nafilenin ibadetlerden sünnet-i zevâid’in ise âdetlerden olmasıdır” denilmiştir. ancak buna, “ibadetle âdet arasındaki fark (ibadeti âdetten ayıran unsur), ihlâsı içeren niyetin (bulunmasıdır). nebî (s.a.v)’in bütün fiilleri ise ihlâsı içeren bu niyete şamildir” diyerek itiraz edilmiştir.
“sünnet-i zevâid âdetler kabilindendir” sözünün manası: ulema, sünnet-i zevâid’e, nebî (s.a.v)’in kıraati rükû ve secdeyi uzatması ile misal vermişlerdir. bu fiillerin ibadet olduklarında ise şüphe yoktur. o halde, “sünnet-i zevâid âdetler kabilindendir” sözünün manası; nebî (s.a.v)’in sünnet-i zevâid’e çok devam etmiş olup ta ki o’nun âdeti haline gelmiş olması ve onu ancak bazı zamanlarda bırakmış olmasıdır. çünkü sünnet, din’de tutulan yoldur. sünnet haddi zatında bir ibadettir. buna âdet denilmesi arzettiğimiz sebepten dolayıdır.
sünnet-i zevâid, dinin şeâirinden ve mükemmilâtından olmadığı için ona sünnet-i zevâid denilmiştir. sünnet-i hüdâ ise böyle değildir. sünnet-i hüdâ vacibe yakın sünnet-i müekkede’lerdir ki bunları terk edenler dalalete nisbet edilirler. çünkü sünnet-i hüdâ’yı terk etmek din ile alay etmek/hafife almak/tahkir sayılır. sünnet-i müekkede’yi terk etmek harama yakındır. sünnet-i müekkede’yi terk etmek şefaatten mahrum kalmayı gerektirir, çünkü (el-leêlî isimli eserde rivayet edildiğine göre) rasûlullah (s.a.v); “kim benim sünnetimi terk ederse şefaatime nail olamaz” buyurmuştur.
sünneti terk etmekten murad: sünneti terk etmekten murad, bir özür yok iken ısrar üzere terk etmek/işlememeye devam etmektir. örneğin, bir kimse abdest uzuvlarını bir defa yıkamakla yetinir de bunu da adet haline getirirse günahkâr olur, getirmezse günahkâr olmaz.
sünnet-i müekkede ve sünnet-i gayr-i müekkede: şayet sünnet, nebî (s.a.v)’in bırakmadan devam buyurduğu bir (fiil) ise bu, sünnet-i müekkede’dir. eğer sünnet, bazen bırakarak devam ettiği bir (fiil) ise bu, sünnet-i gayr-i müekkede’dir.



Fıkıh Soruları Ana Sayfası
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 70 Toplam : 1920974                   Moderatör : Erol ŞEN |