Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

Fıkıh Köşesi | Soru ve Cevap Detayı

Tarih   : 06.10.2013 12:29:46
Yazan  : Erol ŞEN
Soru No : 1087

Soru   : Mehdi (a.s)’ın İsmi, Nesebi, Doğumu, Ona Biat Edilmesi ve Hicret Yerleri Nerelerdir?
Mehdi (a.s)’ın Hilyesi ve Zuhur Yaşı Nedir?

Cevap Tarihi : 06.10.2013 15:08:06
Cevap :

âlemlerin rabbine hamd, o’nun habibine âl ve ashabına salat ve selam
olsun. bu ümmetin başı mı sonu mu daha hayırlıdır bilinmez. başının niçin
hayırlı olduğu aşikârdır, sonunun niçin hayırlı olduğu ise mehdi (a.s)’dan
dolayıdır. hadisi şerifte böyle buyrulmuş, İmam-ı rabbani (rh.a) ise onu böyle
şerhetmiştir.



aşikârdırki
ahir zamanın ahirinde yaşamaktayız. ahir zaman alametleri hakkında yazı kaleme
almam bu fakirden talep edildiğinde ben de ahir zaman alametleri içerisinden,
mehdi (a.s) zamanından önce vuku bulacak olaylar, o’nun zamanı ve hitamı
hakkındaki bölümü sahih bir kaynaktan tercüme edip siz okurlarımıza yazı dizisi
halinde sunmayı daha uygun buldum. zira ulemanın ittifakıyla onlarca yıl
önceden beri kıyamete ait küçük alametler vuku bulmuş olup, sırada büyük
alametler vardır ki bunların ilki ise mehdi (a.s)’ın doğumu ve zuhurudur.



bilinmelidir
ki, ehl-i sünnet’e göre ahir zamanda zuhur edecek olan mehdi (a.s) ehli
beyt’ten olmakla birlikte, şia’nın iddia ettiği gibi on iki İmamların on
ikincisi olan İmam muhammed mehdi (k.s) değildir.



son olarak
şunu belirtmek isterim ki, mehdi (a.s) ile ilgili alametleri öğrenmek ve
bilmek, şayet kişiyi allah’a ibadet ve itaate sevk ediyorsa bu bilgiler
maksadına ulaşıyordur, bu bilgiler kişiyi atalet ve tembelliğe sevk ediyor ise
o takdirde maksat hâsıl olmamaktadır. zira o günlerde geçerli olan akçe sadece
imandır, o halde imanın kuvvetlenmesine yönelik işler yapılması akıl sahibi her
kimsenin vazgeçilmezi olmalıdır.



şimdi sizlere
aşağıda, şerif seyyid muhammed b. rasûl el-hüseynî el-berzencî’ye ait
“el-İşâatü li-eşrâti’s-sâati” isimli eserden tercüme ettiğim mehdi (a.s) ile
ilgili kısmı olduğu gibi aktarıyorum. İtalik yazılı cümleler mütercime aittir.
muvaffakiyet allah’tandır.

ebû dâvûd ve tirmizî’den rivayet edildiğine göre;

İsmi: rivayetlerin çoğuna
göre ismi muhammed’dir. bazı rivayetlere göre ise ismi ahmed’dir. babasının ismi: abdullah’tır.



lakabı: mehdî’dir.
çünkü allah teâlâ o’nu hakka hidayet etmiştir. veya câbir’dir. çünkü ümmet-i
muhammed’in kalplerini sarar (acılarını yatıştırır, üzüntülerini giderir,
teselli eder, ıslah eder) yahut cebbar ve zalimleri kahreder, mahveder/kırıp
geçirir.



 



künyesi:



kâdı iyaz’ın şifâ isimli eserinde künyesi ebû’l-kâsım’dır.



 



nesebi:



nebî (s.a.v.)’in ehli beytindendir. sahih ve meşhur birçok rivayete
göre fâtıma (r.anhâ)’nın evlatlarındandır. bazı rivayetlere göre ise abbâs
(r.a)’ın evlatlarındandır. fâtıma (r.anhâ)’nın evlatlarından olduğunu zikreden
rivayetlere göre ise; bazısına göre hasan (r.a)’ın evlatlarındandır, bazılarına
göre ise hüseyin (r.a)’ın evlatlarındandır. bu rivayetlerin arasını bulmak
şöylece mümkündür; anne-babasından birisi hasan (r.a.)’ın neslinden diğeri de
hüseyin (r.a)’ın soyundan gelir ve bir cihetten de abbâs (r.a)’ın soyuna
dayanır.



 



doğumu:



(muhaddis) nuaym b. hammad’ın ali (r.a)’dan rivayet etiğine göre  medine’de doğacaktır. kurtubî’nin
et-tezkira isimli eserindeki rivayetine göre ise doğumu mağrib memleketlerinde
doğacak ve denizi aşıp/geçip gelecektir.



(mağrib memleketleri; mısır’ın
batısında kalan memleketler olup şu an itibariyle, libya, tunus, cezayir ve
fas’ı kapsamaktadır.)



biat edilmesi:



rükn ile makam (yani hacerü’l-esved ile makam-ı İbrahim) arasında
aşure gecesi (İmam mehdi’ye) biat edilir.



 



hicreti yeri:



mehdi (a.s) kudüs’e hicret edecektir. mehdi (a.s)’ın medine’den
hicretinden sonra medine harap/viran/ıssız olur, yabani hayvanların barınağı
haline gelir.[1]



[1] el-İşâatü
li-eşrâti’s-sâati, (arapça), matbaatü’l-meşhedü’l-hüseynî, kahire. birinci
baskı.


müellif; şerif, seyyid
muhammed b. rasûl el-hüseynî el-berzencî.
sayfa 87-88



mehdi (a.s)’ın hilyesi ve zuhur yaşı



 mehdi (a.s)’ın hilyesi (sıfatları):



1- mehdi (a.s) esmerdir veya ten
rengi toprak rengi gibidir.



2- erkek olup, az etlidir, (zarif
incedir, fidan gibidir).



3- boyu, uzun ile kısa
arasındadır, (orta boyludur).



4- alnı geniştir, şakaklardaki ve
alnın iki tarafındaki saçları hafif olup saçının ön tarafı geri çekilmiştir.



5- şahin/çekme burunludur, burun
ucu incedir, ortası yüksekçedir.



6- rengi (yüzü) nurlu/ziyadar ve
parlaktır.



7- açık (yani kaşları bitişik
olmayıp ince) uzun yay kaşlıdır.



8- gözleri büyükçedir. gözleri
doğuştan sürmelidir.



9- (alt-üst) ön dişleri
bembeyazdır/parlaktır, ayrıktır (birbirine bitişik değildir).



10- sağ yanağında siyah bir ben
vardır.



11- yüzü parlak yıldız gibi
ziyadar olup parlar.



12- sakalı kesif/sıktır. 



13- omzunda nebî (s.a.v)’e ait
(nübüvvet mührüne benzer) bir alamet vardır.



14- uylukları
(baldırları/bacakları) birbirinden ayrıktır/uzaktır.



15- rengi arapların rengi
(gibidir).



16- bedeni İsrailoğulları gibidir
(yani musa (a.s) gibi kuvvetlidir).



17- dilinde bir ağırlık
olup, konuşması ağırlaşıp/zorlaşıp yavaşladığında sağ eliyle sol uyluğuna vurur
(ve böylece konuşması açılır).



18- kartalın iki kanadını indirip
başını öne eğip gözünü yere dikerek huşû gösterdiği gibi mehdi (a.s) da sekînet
ve vakar sahibidir. (sekînet; kalbin huzur ve sükûnetidir, telaşlılığın ve
hafifliğin zıddıdır. vakar ise; ağırbaşlı, heybetli, sabırlı, halim, ciddi
olmadır. mehdi (a.s)’ın huşû/tezellüllü/boyun eğmesi allah teâlâ’yadır,
dünyaya, malına, makamına karşı ulvîlik sergiler, düşmanlarına karşı ise bir
kartalın avına davranışı gibi davranır. o, kuşlar içinde kartal gibidir.)



19- üzerinde, (kumaştan) tüyü
kısa olan beyaz iki aba vardır. (aba; elbiselerin üzerin giyilen önü açık
yakasız ve kolsuz elbisedir.)



20- nebî (s.a.v)’e ahlakta
benzer, hilkatte/yaratılışta benzemez.



zuhur
yaşı:
zuhuru kırk yaşındadır. bir rivayette ise otuz ile kırk yaş
arasındadır. (mehdi (a.s)’ın doğumu ile zuhuru/ortaya çıkışı ayrı ayrı
şeylerdir.)
[1]



tenbih:
alaca, kızıl/kumral, topal, mansur, haris, mehdi (kelimeleri bu kimseler için)
sıfatlar ve lakaplardır, onların isimleri değildir. bu bellenmelidir.



not: tercümesini yaptığımız el-İşâatü
li-eşrâti’s-sâati isimli eserin yazarı, ehl-i beyt\'ten ehl-i sünnet
alimlerinden medineli allame şerif, seyyid muhammed b. rasûl el-hüseynî
el-berzencî hicri 1040 yılında doğmuş, 1103 yılında vefat etmiştir.  


[1] el-İşâatü
li-eşrâti’s-sâati, (arapça), matbaatü’l-meşhedü’l-hüseynî, kahire. birinci
baskı.


müellif; şerif, seyyid
muhammed b. rasûl el-hüseynî el-berzencî.
sayfa 89
















Fıkıh Soruları Ana Sayfası
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 51 Toplam : 1947192                   Moderatör : Erol ŞEN |