“Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn Cennetleri’nde güzel meskenler vaat etti. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.”
(Tevbe Suresi, 9/71.)

Enes (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennette, cennetliklerin her hafta gittikleri bir çarşı vardır. Orada, yüzlerine ve elbiselerine cennet kokuları üfleyen bir kuzey rüzgârı eser ve böylece güzellikleri daha da artar. Eskisinden daha güzel ve yakışıklı olarak eşlerinin yanına döndükleri zaman, aileleri onlara; ‘Vallahi güzelliğinize güzellik katılmış’ derler. Onlar da; ‘Vallahi yanınızdan ayrılalı beri siz de daha bir güzel olmuşsunuz’ derler.”
(Müslim, Cennet 13.)

“Emir ruhsattır, tasavvuf azîmettir. Sen azîmetlerle amel et.”
Hz. Abdullah Farukî el-Müceddidî (k.s.)


Bu Yazı'nın Yazarı : Nadir SÖNMEZ
Bu Yazar'a ait Diğer Yazılar :
Bu Yazının Kategorisi :  Rehber - 57.Sayı
Bu Yazının Okunma Sayısı :  1057
Bu Yazının Tarihi :  
Güncel Haber HADİS & YORUM
AMELİN KALBİ NİYET

Hz. Ömer (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Rasûlü’ne ise, onun hicreti Allah ve Rasûlü’nedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikâhlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir.” (Buhârî, Bed'ü'l-Vahy 1)



Açıklamalar:

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir” hadisi, insanın kazanacağı sevap ve günahlar ile yakından ilgili ve son derece önemlidir. Ahmed b. Hanbel, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Dârekutnî gibi büyük âlimler, bu hadisle, İslâmiyet'in üçte birini anlamanın mümkün olduğunu söylemişlerdir. İmam Şafiî, bu hadisin yetmiş ayrı konuyla ilgisi bulunduğunu, bu sebeple de onu din ilminin yarısı saymak gerektiğini belirtmiştir. İmam Buhârî ise, kitap yazanlara bir nasihatte bulunarak, eserlerine bu hadisle başlamalarını tavsiye etmiştir.

Hadisin Söyleniş Sebebi:

1- Bu hadîs-i şerif hicret esnasında yaşanan bir olay hakkında buyrulmuştur. Peygamber Efendimiz hicret edecek insanları bizzat kendisi tespit ederek hicret zamanlarını belirliyordu. Birisi vardı ki, ona hicret etmesini söylemesine rağmen o hep sonraya kalmak istiyordu. O kişinin niyeti Allah tarafından Rasûlü’ne bildirilmişti. Aslında o adam bir kadına âşık olmuş, hicret ettiği kişiler arasında sevdiği kadın olmadığı için onun da içinde olacağı hicret ekibini gözetmekteydi.

2- Bu hadis-i şerifin buyrulmasına şöyle bir olayın sebep olduğu da anlatılır:

Sahâbîlerden biri, Ümmü Kays adlı bir hanımla evlenmek ister. Fakat o günlerde Ümmü Kays Medine'ye hicret etmeyi düşünmektedir. Kendisiyle evlenmek isteyen sahabeye, niyeti ciddi ise Medine'ye hicret etmeyi ve orada evlenmeyi teklif eder. Mekke’deki Kurulu düzenini terk etmeyi henüz düşünmeyen o sahabî Ümmü Kays'la evlenmek arzusuyla Medine'ye hicret etmek zorunda kalır. Bu durumu bilen Sahabeler, Ümmü Kays'ın muhaciri anlamında "Muhâcir-i Ümmü Kays" diye takıldıkları o zatın, hicret sevabı kazanıp kazanmadığını tartışmaya başlarlar. İşte o zaman Peygamber Efendimiz, bu hadis-i şerifle meseleye açıklık getirerek herkesin niyetine göre sevap kazanacağını belirtir.

Niyet Nedir?

Niyet, bir işi Allah rızası için yapmayı kalpten geçirmektir. İş ya kalple, ya dille veya diğer organlarla yapılır. Kalbimizle yaptığımız işler, niyet ve düşüncelerimizdir. Dilimizle yaptıklarımız konuşmalarımızdır.


Bu yazıya yapılan yorumlar:



Henüz Yorum Yazılmamış

Bu yazıya siz de bir yorum yazabilirsiniz...
İsim:
E-Posta:
Mesaj:
 
Onay Kodu:
Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 2 Toplam : 1425156                   Moderatör : Erol ŞEN |